SON DAKİKA

Nokta Bursa
Akın DERKİ

Bursa’da Mimar Sinan sessizliği

Bursa’da Mimar Sinan sessizliği
Bu haber 27 Temmuz 2020 - 15:44 'de eklendi ve 126 kere okundu kez görüntülendi.

Bursa’da Mimar Sinan sessizliği. Bir mimar düşünün ki yaşadığı çağın ötesinde eserlerle donatsın yaşadığı coğrafyayı. İlk eserini 40 yaşında yapsın, 90 yaşına geldiğinde de en iyi eserini Edirne’nin tepesine inşa ettirsin. 

Bursa’da Mimar Sinan sessizliği

Bursa’da Mimar Sinan sessizliği. Bir mimar düşünün ki yaşadığı çağın ötesinde eserlerle donatsın yaşadığı coğrafyayı. İlk eserini 40 yaşında yapsın, 90 yaşına geldiğinde de en iyi eserini Edirne’nin tepesine inşa ettirsin. 

Mimar Sinan’dan bahsediyoruz. Size ayrı yazılarımda Mimar Sinan’ın hayat hikayesini anlatacağım mutlaka. Ama bugün özel bir konumuz var;

‌Yaşadığı dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nun dört bir yanında eserlere mimarlık yapmış olan Mimar Sinan, neden Bursa’da bugün bildiğimiz sadece bir esere sahiptir? İstanbul’da tarihi semtlerde yürüdüğünüzde her köşede bir Mimar Sinan eseri ile karşılaşabilirsiniz. İstanbul’daki eserlerini saymakla gezmekle bitiremeyiz ama Anadolu’da da birçok şehirde ve hatta Osmanlı İmparatorluğu’nun o günlerde hüküm sürdüğü Ortadoğu ve Balkan şehirlerinde Mimar Sinan imzası taşıyan eserlerle karşılaşabiliriz.

Bursa – Mimar Sinan

Örneğin Manisa’da başta Muradiye Camii olmak üzere birçok Mimar Sinan eseri ile karşılaşırız. Manisa, Osmanlı’da başkentlik yapmış bir şehir değildi, sadece bir Sancak şehriydi. Osmanlı’nın uzun süre başkentliğini yapmış olan Edirne’de de başta Mimar Sinan’ın ustalık eserim dediği Selimiye külliyesi olmak üzere birçok eseri mevcuttur. Erzurum’da, Kayseri’de, Kastamonu’da ve hatta Mekke’de dahi Mimar Sinan imzası taşıyan eserlere rastlıyoruz bugün.  

Bursa’da Mimar Sinan sessizliği…

Peki gelelim konumuza;

Osmanlı’nın ilk başkenti olan ve Edirne’ye geçene kadar devletin yönetildiği merkez olan, Osmanlı’nın kurucusu Osman Gazi’nin fethini ve kabrinin yapılmasını vasiyet ettiği şehir olan, başkentliğini kaybettikten sonra bile özellikle ipek alanında en önemli ticaret şehri olan Bursa’da Mimar Sinan, neden eser vermemiştir? 

Bursa, Osmanlı’nın daima manevi başkenti olarak kabul edilmiştir.

Şehir, yönetim merkezine uzak değildi. Hiçbir dönemde önemini yitirmedi. Hatta siyasi başkent olmadığı dönemde bile halk arasında her zaman manevi başkent olarak kabul ediliyordu. 2. Bayezid’in oğulları arasındaki taht kavgasında Şehzade Ahmet, Bursa’nın manevi başkentliğine güvenerek ilk olarak burada sultanlığını ilan etti. Marmara’dan Anadolu’ya açılan yollar mutlaka Bursa’ya uğruyordu. Yani kısacası Bursa, Osmanlı imparatorluğunun hükmü boyunca hiçbir zaman unutulan veya göz ardı edilen bir şehir olmadı. 

Mimar Sinan

Bu sebeple Bursa, başkent statüsünü kaybettikten sonra unutuldu veya şehir ekonomisi ve ticareti bakımından önemsiz bir konumdaydı diye bir bahane uyduramıyoruz. Bursa, Osmanlı tarihi boyunca hep önemli bir konumdaydı. Ayrıca Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkentliğini yapmış İznik’in yanı başındaydı. 

Mimar Sinan’ın bugün Bursa’da bildiğimiz tek eseri, Galle Hanı’dır. 

Bugünkü İnönü Caddesi ile Cumhuriyet Caddesi’nin tam kesiştiği köşede bulunan Han, Kanuni Sultan Süleyman dönemi sadrazamlarından Semiz Ali Paşa tarafından tahıl ve arpa pazarı olarak hizmet vermesi amacıyla Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Asıl adı Ali Paşa Kervansarayı’dır. Tahıl ticaretine hizmet vermesi sebebiyle halk arasında Osmanlıca mahsul anlamına gelen Galle ismi ile anılmıştır. Han, Cumhuriyet Caddesi’nin yapımı sırasında ikiye bölünmüş ve büyük kısmı yol güzergahına denk gelip yıkılmıştır. Bugün küçük bir kısmı da olsa hâlâ görülebilir durumdadır. 

Peki bunca şehre şaheser camiler, medreseler, hanlar, çeşmeler yapan Mimar Sinan neden Bursa da sadece bir han ile yetinmiştir. 

Bugün Mimar Sinan eserlerini gezerken, yaptığı bunca eserde ne kadar ince düşündüğünü ve yaptığı eserlerin hem kendi içinde hem de çevresiyle ne kadar uyumlu olduğunu biliyoruz ve gözlerimizle de canlı canlı şahit oluyoruz. Yani mimarlığı sadece bir yapıyı yükseltmek olarak görmeyen, yaptığı her esere anlamlar, görsel ifadeler ve çevre uyumu ekleyen Mimar Sinan’ın Bursa’ya eser vermemesinin sebebi; Bursa’nın sahip olduğu Erken Dönem Osmanlı Mimarisini bozmak istememesi olamaz mıydı? 

Bugün İstanbul’da en çok bilinen ve şehri süsleyen Osmanlı eserlerinin büyük kısmı 16.yy ve sonrasına aittir. Mimar Sinan da bildiğiniz gibi 16.yy’da baş mimar olmuş ve bu dönemde eserlerini vermiştir. Yani yüzyılların biriktirdiği bir deneyim ve tecrübenin Mimar Sinan zekâsı ve yeteneği ile birleşmesiyle o dönem İstanbul merkezli bir mimarlık sanatı oluşmuştu Osmanlı’da ve bu mimarlık anlayışı, barok tarzda yapıların yapılmasına kadar devam etti. 

Osmanlı’nın erken dönem şehri; Bursa

Ama Bursa’nın tüm merkezi temelleri ve yapıları Orhan Gazi’nin fethinden sonra özellikle Yıldırım Bayezid döneminde atıldı. Osmanlı’nın ilk altı padişahının kabirlerinin de Bursa’da olduğu bilgisinden yola çıkarsak, Bursa her şeyi ile bir Osmanlı erken dönem şehridir ve hem şehirleşmesi hem mimarisi bu dönemin özelliklerini yansıtmaktadır.

İstanbul’daki Osmanlı eserlerinde göze çarpan mermerlerin yerini Bursa’daki eserlerde tuğlalar alır. Bursa Ulu Camii minarelerinin tuğlaları, bu farklılığa en güzel örneklerdir. Bursa’daki tarihi eserler göğe doğru öyle çok fazla da yükselmez . Daha sadedir ve şehrin yapılaşmasının içinde kaybolur. Uzaklardan baktığınızda kocaman tarihi yapılar görmezsiniz Bursa’da. Büyük ve şatafatlı görünmezler ama yanına geldiğinizde, içerisini gezdiğinizde gözlerinizin iştahını açar her bir köşesi. 

Bursa 

Ulu Camii, uzaktan dört kenarlı yapısıyla o kadar sadedir ki, içerisinde sadece bir seccade serilidir zanneder insan ama ne zamanki içerisine adım atılır, işte o zaman ne hat sanatının inceliğine doyabilirsiniz ne de çok kubbeli yapının görkemine… 

Koza Han; hiç Bursa’da değildir sanki, siz onu görene kadar. Ne zaman ki alt giriş kapısından girersiniz avlusuna, işte o anda Bursa’nın boynuna asılmış bir kolye gibi fark edersiniz güzelliğini.

Mimar Sinan, Bursa’da hiçbir şey yapmayarak bir şeyler yapmıştır.

İşte böylesine sade güzelliklerle donatılmış bu şehre Mimar Sinan, o görkemli 16.yy mimarisini getirmek istememiştir. Bursa’nın kendine has güzelliğini bozmak istememiştir. Osmanlı’nın en ünlü ve yetenekli mimarına, yaşadığı dönemde Bursa’ya eser yapması üzerine istek ve teklif gelmemiş olma ihtimali mi var? Ama o çağının ilerisinde düşünüyordu ve Bursa’nın güzelliğini bozmayacak kadar sevmişti Bursa’yı.

Mustafa Armağan bir konuşmasında şu cümleleri söylemiştir;

‘’Bugün her yere düşünmeden bir şeyler yapılıyor ama aslında bir şeyler yapmamak da bir şey yapmaktır. 

Mimar Sinan, Bursa’da hiçbir şey yapmayarak, aslında bir şeyler yapmıştır. ‘’

Yazımı şu sözle bitirmek istiyorum;

Bursa; sırtını Uludağ’ın eteklerine yaslamış, ayaklarını ise şeftali ağaçlarıyla bezenmiş geniş ovaya uzatmış bir insan gibi canlı görünür hâlâ gözüme…

Akın Derki

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA